Yol Ehline Öğütler

Yol Ehline Öğütler

1. Yeni ders almakla şereflenen mürid kendisinin büyük ve ulvî bir vazife aldığını; ihlâs, sebat, gayreti sayesinde istikbâlde büyük velîler derecesine çıkabileceğini katî olarak bilmelidir...

1. Yeni ders almakla şereflenen mürid kendisinin büyük ve ulvî bir vazife aldığını; ihlâs, sebat, gayreti sayesinde istikbâlde büyük velîler derecesine çıkabileceğini katî olarak bilmelidir.

2. Bu da ancak tek gayenin Allah rızası olduğunu bilip hayatının sonuna kadar kendisine bir makam, mansıp gibi bir şey beklemeden züll-ü inkısâr, yani kırık kalb, tevâzu üzere kulluğu elden bırakmamaktır.

3. Bu şerefli vazifeye devam ederken hayatta karşılaşacağı mühim görünen şeyler, hâdiseler azmini gevşetmemelidir. Yani; ailevî huzursuzluklar, hastalıklar, aile fertlerinden birinin ölümü, fakirlik (yeis olur), zenginlik (azgınlık olur) yolculuk, misafirlik, daha hatıra gelmeyen birçok musibetler. İhlâs ehli için bunlar mani sayılmaz.

4. Çok ağır işlerde ihlâsla çalışan işçiler vazifelerini aralıksız, aşkla şevkle yaptıkları halde, birçok hafif işlerde çalışanların vazifelerini ihmal ettikleri görülmektedir. Hatta bu inceliği idrak eden üç beş çocuk sahibi genç hanımların vazifelerini muntazaman yaptıkları halde, çocuksuz yahut tek çocuklu ihlâsı zayıf hanımların derslerini aksattıkları görülmektedir.

5. Şunu iyi bilmeli ki tarikat-ı âliye’de, havada uçmak, suda yürümek, uzak mesafeleri az zamanda kat etmek ve bu gibi şeylerin fazla üzerinde durulmaz. Asıl üzerinde itina edilecek şey, ihlâs, istikamet ve şevk üzere olmaktır. Ehlullahın kerameti bahsettiğimiz bu vasıflardır.

6. Az yemeye, helâl yemeye, gafletle yememeye gayret edilecek, az yemek letâiflerin çabuk çalışmasına, vücut zindeliğine, sıhhatine, kalbin hassaslığına, maddi-manevî uyanıklığa vesîle olur. Nitekim Rasûlullah Efendimiz az yerler, bazen mideleri üzerine taş koyarlardı.

7. Seher vakti kalkıp iki rekât teheccüt namazı kıldıktan sonra, abdestli olarak kıbleye karşı oturup (diz çökerek) manevi vazifemizi, kalbimizi Cenab-ı Hakk’a vererek acele etmeden yerine getirmeliyiz.

8. Her kimin kazaya kalmış namazı var ise (hemen hemen herkesin vardır) her gün bir günlük kaza namazı kılmalı.

9. Dâimî abdestli bulunmayı itiyat edinmeli. Nitekim sallallahü aleyhi vesellem efendimiz hazretleri “Nur üzerine nurdur” buyurmuşlardır.

10. Sohbetlere devam etmek de bu yolun âdâbındandır. Sohbetlerde okunan âyet-i kerime, ehadis-i şerîfe, enbiyaullah, sahabe ve kibâr-ı ehlullah menâkıbları gibi ruha inşirah ve bilgi veren şeyler okunduğunda dünya keder ve üzüntüleri, kalpten çıkar yerini Allah, Peygamber ve İslâm büyüklerinin sevgisi kaplar.

Bu sebeple keder, üzüntü gider, huzur gelir. Dünya sevgisi gider, Allah sevgisi gelir. Hırçınlık huysuzluk gider, yumuşak güzel ahlâk gelir. Vücut yorgunluğu gider, zindelik, şevk hali gelir. Kendini beğenme hassası gider, tevazu hali gelir. İnsanlara karşı husumeti gider, insanları sever hale gelir. Farkına varmadan daha bu gibi birçok güzel hasletler tecellî eder.

Sâdık Dâna, Altınoluk Sohbetleri,6, s.98- Erkam Yayınları